allah kadını evlensin diye yaratmış. hiçbir şey bilmiyor demesinler, onun için izle beni, diye zehra’ya diyebilir babası tabii ki. masume the leader çünkü. bence çiçeği de ilk o gördü.kapıyı da o açtı zaten.
bugün gün ortasında izlediğim bu İran belgeseli 1998 yapımı ve yönetmeni de meşhur Samira Makhamalbaf. Neden meşhur? Çünkü Karatahta da onundur. hep televizyonda denk gelip de izleyemediğim film. tempo düşük. onun için televizyonda izlemek zor.
bol bol çocuk pisliği. her biri safi pislik. mesela bu eşek sıpası:
ve bunun gibi başka bir takım eşek çocuklar var. hepsini de çocuk olduğu için affediyoruz. çenesi düşük dişlek kızı bile. sanırım en sevimsiz yaşlardan biri 11.bunlar böyle 20ye kadar sevimsiz. iran’da film yapmak için çocuklarla çalışmak şart herhalde.
öte yandan şunu da düşünmeden edemiyoruz: iran’da sosyal hizmetler görevlisinin kendince çözümler bulması (dünyayı bilmeyen çocukları dünyaya salmak, adama testereyle kendi kapısını kestirtmek gibi) mı gerekmektedir? ne biçim devlettir? bu insancıklara hiç yardım yapılmamakta mıdır? sosyal hizmet derken sosyal devlete gönderme yapmakla hata etmekte miyizdir.. iran’da hayat böyle bir şey mi gerçekten? film gerçek bir öyküden yola çıkarak ve hatta gerçek televizyon görüntüleri kullanılarak yapılmış da ondan soruyorum. bir de para meselesini hiç anlamadım. dondurma 10 tümen elmanın kilosu 100 tümen. elma çok pahalı bir şey oluyor bu durumda ve nedenini çözemedim.



